Türkiye'nin Seçim Sitesi Seçim Anketi Genel Seçim Sonuçları Milletvekili Adayları Partiler Belediye Başkan Adayları Yerel Seçim Sonuçları Seçim Haberleri Belediye Başkanları Seçim Sonuçları

   
  Secim Sitesi.com
 

Türkiye'nin Seçim Portalı

 Facebook da paylaş Twitter da paylaş Live da paylaş
   Genel Seçim Yerel Seçim Referandum C.Başkanlığı Partiler Ana Sayfa
Geri İleri Yenile Ana Sayfa Favori listeme ekle Sayfayı Yazdır E-mail
Genel Seçim Sonuçları 2011 genel seçim sonuçları il seçim sonuçları seçim anketi
  Gösterge  
 
   Genel Seçim Sonuçları 
   Yerel Seçim Sonuçları 
   Cumhurbaşkanlığı Seçimleri 
   Referandum Seçimleri 
   Senato Seçim Sonuçları 
   Milletvekili Dağılımı 

  Siyasi Partiler 
 
Adalet ve Kalknma Partisi Byk Birlik Partisi Bar ve Demokrasi Partisi Bamsz Trkiye Partisi Cumhuriyet Halk Partisi
Demokrat Parti Demokratik Sol Parti Doru Yol Partisi Eitlik ve Demokrasi Partisi Emek Partisi
Halk ve Eitlik Partisi Halkn Ykselii Partisi i Partisi Liberal Demokrat Parti Milliyeti Hareket Partisi
zgrlk ve Dayanma Partisi Saadet Partisi Trkiye Kominist Partisi Trkiye Partisi Yurt Partisi
  Politik Mevzuat  
 
   Siyasi Partiler Kanunu  
   Belediyeler Kanunu  
   Büyükşehir BLD. Kanunu  
   Mahalli İdareler Kanunu  
   Seçmen Kütükleri Kanunu  
   Seçim Yasakları  
   Seçim Sistemleri  
   Seçim Maliyeti  
   Milletvekili Seçim Kanunu  
   Kimler Milletvekili Seçilemez?  
   Seçim Takvimi  

  Politik Araçlar 
  Kamuoyu Araştırması 
  Nerede oy kullanacağım 
  Yeni Seçmen Kayıt 
  Seçmen Bilgi Düzeltme 

  İL Seçim Sonuçları 



  Politik Bilgiler 
 
   Cumhurbaşkanlarımız
   T.C. Anayasası
   T.C. Hükümetleri
   T.C. Hükümet Programları
   İstiklal Marşı

  Adaylara Altın Öğütler 
 
   Kampanya Nasıl Yürütülür?
   Kampanyanın İşlevleri
   Kampanyanın Planlanması
   Kampanyanın Finansmanı
   Seçmen Tercihi
   Kampanyanın Hazırlanması
   Kullanılacak Materyaller
   Kampanyanın Püf Noktası
   Seçim Savaşına Hazır Olun
   Yapılacak Çalışmalar

  İroni -Politik 
 
   Seçim Fıkraları

  Siyasi Efsaneler 
 
   Başbuğ Türkeş
   Erbakan Hoca
   Karaoğlan Ecevit
   Çoban Sülü

  Kılavuz 
   Seçim Tarihi (1877-1946)
   Geçmişten Günümüze Partiler
   Oy Verme İşlemi

  İletişim

webofisi.com
internet reklam tanıtım hizmetleri

Demirciler Sitesi 6. yol
Galaksi 1 İş Merkezi No:83/39
Zeytinburnu / İstanbul

0(212) 665 9 666

0 546 760 66 55

 


 SEÇİM FIKRALARI  :)
“NERDE ESKİ SEÇİMLER”
Her seçimde olur
Elli seçimlerinde Konya'da duvarlara asılı afişleri okuyan köylü ile aday arasında şu konuşmalar geçer:
" Topraksıza toprak, toprağa tapu,ürüne fiat."
" Ne zaman olacak bunlar "
" Her seçimde, her seçimde. "


"Oylar nereye gider ?"
1950 Seçimlerinde oyunu kullandıktan sonra, köylü seçmen geri döner.
" Bey pusulamı geri istiyorum. "
" Geri verilmez, niçin istiyorsun? "
“Adres yazacağım”
" Adres yazılırmı be Adam!.."
" Geçen seçimde adresi yazmadık ta oylar başka partiye gitti de..."


"Geçersiz oylar ne olur ?"
1965 seçimlerinde İstanbuldan milletvekili seçilebilmek için 20.114 oy gerekiyordu. Oysa 27.937 oy geçersiz sayılmıştı. Milli bakiye sistemine göre bu oylar sayılsa idi birde geçersiz milletvekili çıkardı.-----


"Babasının yerine kızı"
1950 seçimlerinde Afyon milletvekili ve millet partisi Yönetim kurulu üyesi Sadık Aldoğan radyoda konuşacaktı. Fakat Aldoğan tutuklanmış. Bunun üzerine konuşmayı kızı Gönül Aldoğan yaptı :
" Bu saatte babam Sadık Aldoğan buradan partisi adına ulusumuza seslenecekti. Ancak az önce polisler geldi, babamı İstanbul'a götürmek için tutukladılar. Ben kızı Gönül Aldoğan, onun yerine konuşuyorum. Konuşmam özgürlüğünü yitiren babamın, milletimiz özgürlüğe kavuşsun diye babam tarafından yazılmış olandır."


"Kime oy verelim ?"
Kürsüye çıkmış olan aday, atıp tutuyor :
" Falanca parti koministtir,ona oy vermeyin!"
" Yaşa..."
" Filanca Genel Başkan masondur,ona oy vermeyin."
" Varol..."
" Şu parti de dinsizdir, ona da oy vermeyin!"
" Nurol..."
Kalabalığın arasından biri sorar.
" Peki kime oy verelim? "
" Bana oy verin, bana..."


"Dimitri camiye gitti"
46 seçimlerinde oylama yöntemi şöyleydi : Oylar açıkta, herkesin gözü önünde atılıyor, oyların sayımı kapalı yerde, herkesin gözünden ırak yapılıyordu. Onun için olacak, bugünkü deyimle, 1946 seçimleri ayıplıdır. Çünkü kapalı yerlerde yapılan oy sayımının içine neler girmez, neler çıkmaz.
1950 seçimlerinde ise oyların atılması gizli yerde olacak, kapalı bir yerde atılacaktı.Sayımı ise açıkta herkesin gözü önünde yapılacaktı.
Oyların gizli, kapalı bir hücrede atılması için her seçim sandığında bir hücre bulunması gerekiyordu. Hesaplandı, kitaplandı, kapalı hücreler yaptırmak dünyanın parası idi. Ne yapsın hükümet, Oyların okullarda,camilerde kapalı bir yerde atılmasına karar verdi.
İstanbul'da Hiristiyanların bol olduğu bir yerde adres soran birine:
" Dimitri mi ? Dimitri camiye gitti" demişlerdi.
Camiye gitmişti ama namaz kılmaya değil.


"Askerler de döğüşür"
1950 Seçimlerinde, seçime katılan her partinin listesinde bir general vardı. Üç parti de CHP, DP, CMP listelerinin başına birir emekli Generali aday olarak koymuşlardı. Listeyi görenler;
" Aaaa, " demişlerdi, " Seçim savaşı, emeklisi generaller arasında oluyor."
" Hep siviller değil, askerler de seçim sandığında savaş verecekler."


"Bu da bir hastalık"
Dünya kadar para harcadığı halde, listeye bile giremeyen adaya soruyorlar :
"Durum nasıl ? "
"Lanet olsun, bir daha partilerin önünden bile geçmeyeceğim" diyor.
Aradan dört yıl geçiyor, bakıyorlar ki bizim ki adaylığa yeniden soyunmuş.
" Ne o? diyorlar."
" Ne olsun hastalık..."


"Millete tansiyon lazım"
Cemal madanoğlu, İstanbul'dan bagımsız olarak adaylığını koymuştu. Seçim masrafları için de katını satmış, onun parası ile masrafları karşılamıştı.
Seçimler sonuçlanmış, Paşa yeterli oyu alıp seçilememişti. Paşa, çevresindekilere seçim sonucu :
"Durum nedir? Diye sormuş."
" Yitirdiniz paşam."
" Anlaşıldı, bu millete bir tansiyon aleti lazım."
" Paşam, size de oturacak yeni bir kat."


"Kürsüye çıkan var mı?"
1965 seçimlerinde Milas'ın bir ilçesinde düzenlenen mitingde, Halk Partisi'nden Mualla Akarca, birkaç partili daha konuşacaklar. Ancak toplananlarda bir korku var.
Kentin bıçkınlardan Bahri Can, Hasan Bilgili, Mehmet Zeki ve İsa, tabancaları çekip ateş etmeye başlamışlar :
" Paçası sıkan varsa kürsüye çıksın!..."
Kimsenin paçası sıkmamış.


"Seçim dosyası"
Erzurum'da seçmenlerin genç adaylara daha çok değer verdikleri haberi yayılmıştı. Saçları ağarmış adaylardan bazıları saçlarını siyaha boyatmışlardı. Seçim sonuçlandı, saçlarını siyaha boyayanlardan çoğu seçimi yitirmişti.
Arkadaşları :
"Bu halin nedir" diye sorduklarında, cevapları :
"Seçim boyası " olmuştu.


"Elleriniz uçkurunuzda"
Adaylardan biri Ağrının Tutak ilçesinde seçim nutku atıyor.
" Buralara neler yapıldı? Bir eksiğiniz, gediğiniz var mı? "
" Şükür herşeyimiz var "
" Yolunuz '
" Var "
" Caminiz "
" Var "
" Okulunuz "
" O da var. "
Başlar aday konuşmaya :
" Ulan möhterem ve aziz Tutaklılar, size möhterem demeyecektim, ama işte diyorum. Ulan size herşeyi yaptık. Helaları bile ağzınızın içine yaptık,elleriniz uçkurunuzda Fırat'tan bu yana gelmezsiniz..."


"Ben ismet Paşa'nın milletvekiliyim"
Seçmenlerde bir adet vardır, İşleri için başkente geldiklerinde çat kapı, milletvekillerinin evlerine gelirler. Sabah sabah, durmadan birşey isterler. Gene milletvekillerinden kontenjandan gelme birinin kapısı sabah karanlığında çalınır. Hanımı kapıyı açar.
" Ne var "
" Beyi görmek istiyoruz."
" Bey uyuyor "
" Uyandırın "
" Uyandıramam "
" Biz de bir daha oy vermeyiz, o da milletvekili olamaz."
Kapı ardında bu sözleri duyan milletvekilinin tepesi atar.
" Defolun şurdan, der, ben sizin değil İsmet Paşa'nın milletvekiliyim."


"Okuma yazma bilirim"
Milletvekili olmak için adaylardan diploma istemezler. Ama okuma, yazma bilmesi şarttır. 1957 Seçimlerinde Hüriyet partisi adayına okuma yazma bilmiyor diye itiraz etmişler 55 yaşındaki adayı sınava çekmişler.
Kem küm ettikten sonra sınavı zorla verebilmiş, milletvekili olmuştu.


"Kendi adını yazdırmış"
1965 seçimlerinde AP'nin aday listelerini Yüksek Seçim Kurulu'na götüren parti temsilcisinden. Diyarbakır listesinde eksik bulunan bir aday için bir ad vermesini istemişler. Temsilci de vakit bulamadığından, tutup listenin enüstüne kendi adını yazdırmıştı.
Seçim sonucu ilan edildiğinde bakmışlar ki temsilci de milletvekili olmuş. Birşey diyememişler, sineye çekmek zorunda kalmışlar.


"Bunlar da resmi iş değil mi?"
1965 Seçimlerinde Antalya'da devlet Su İşleri memurlarından birisi Adalet partisi'nin afiş ve broşürlerini resmi hizmete mahsus yazılı bir kamyonetle dağıtır, dururmuş. Kendisini yakalamışlar, sorguya çekmişler. Verdiği ifade de şunları söylemiş :
" Bu yaptığım da resmi iş değil mi? Adalet partisi seçimi kazanacak ve hükümeti kuracak. Yaptığım yabancının malı değil."


"Taşıt kıtlığı başladı"
1954 Seçimlerinde Tokat'a adaylar bütün araçlarını kiraladıkları için kentte hiçbir boş taşıt bulunamamıştı.
Kent halkı hastalarını hastaneye götürmek için olsun taşıt bulamamışlardı da adaylardan ödünç taşıt almışlardı.


"Yenice paketine yazılan dilekler"
Seçim bölgesinde aday, seçmenlerin dileklerini Yenici sigarası paketinin ardına yazıp,not alıyordu.
Aday seçmenlere sormuş:
" Niye gülüyorsunuz?"
cevap:
" Bundan dört yıl önce gelen aday da dileklerimizi Yenice paketi ardına yazmış, gitmişti.
adayımız vatandaşa verecek cevap bulamamış bön bön bakakalmış.


"Oy pusulası yerine reçete"
1954 Seçimlerinde, İstanbul'da 231 numaralı sandıktan oy pusulası yerine bir reçete çıkmıştı. Sinir hastalıkları reçetesinin üstünde, " bu rejim de hastadır " diye yazıyordu.


"Zeytin vergisini kaldıracağız"
Bir partinin van'a giden genel sekreteri elindeki kağıda bakarak durmadan konuşuyor :
" İktidara gelirsek ilk yapacağımız iş vergileri indirmektir. Hayvanlardan vergi almayacağız. Hele zeytin vergisini tümden kaldıracağız."
Dinleyenler önce kıkır kıkır, sonra da kahkaha ile gülmeye başlamışlar.
" Gülmeyin, size söz zeytin vergisini kaldıracağız."
Dinleyenlerden bir ses :
" Bizde zeytin de yok zeytin ağacı da..."
Meğer genel sekreter, ege için hazırladığı konuşmayı yanlışlıkla van'da okumuş.


"Balıkçı köyünde buğday fiyatı"
Antalya'nın bir köyünde aday konuşuyor :
" Buğday fiatlarına zam yapacağız..."
" Yuh... Yuh..."
" Niye yuhalıyorsunuz, gerçekten zam yapacağız."
" Bizim bura balıkçı köyüdür,buğday da yetişmez. Eğer zam yaparsanız, ekmeği pahalı alacağız. Yuh sana aday..."


"Meydan ağzına kadar dolu değil mi?"
1977 Seçimlerindeydi. Halk meydanda birikmiş,Parti liderini bekliyordu. Parti lideri gecikiyor, bir türlü gelmiyordu. Partili mızmızlandı : Gelecekse gelsin, sonra pazar dağılacak, köylüler gidecek, bizi kınıyacaklar. Öteki parti kadar adam toplayamamışsınız. Yazıklar olsun diyecekler, Oysa bakın oysa meydan ağzına kadar dolu değil mi?


"Niye resim çekmiyorsunuz ?"
Kürsüde konuşan parti başkanı resmini çeken foto muhabirlerine çıkıştı :
" Çekilin önümden, milletimi göremiyorum. Milletimle aramıza giriyorsunuz. "
Muhabirler kızdılar,başkanın resmini çekmediler. Öteki şehre varıldığında bu kez parti başkanı muhabirlere yakınıyordu :
" Hadi çocuklar resmimi çekmeyi unutmayın. "


"Şu muhaliflere de bir kaç oy verin"
1977 secimlerindeydi. Demirel İzmir' den Ege'yi seçim için dolaşıyordu. Denizli-Aydın ve Muğla yolları hınca hınç seçmenlerle doluydu. Demirel şöyle dedi:
'Acıyorum şu muhalefet partisine. Bakın bütün oylar bize gelecek. ben halka dönüp de şu zavallı partiye de bir kaç oy verin diyemem ki."


"Hal hatır sormak "
Demirel ile karşılaştığınız zaman " Nasılsınız" diye sormuyor, "Eyi misiniz " diyor. Sonra yanıtını beklemeden kendi ekliyor:
" Eyisiniz, eyi..."


"Paşaların devirdiği padişahlar"
Demirel 1974 seçimlerinde Trabzon' da konuşurken askerlerin darbe yapmalarını eleştiriyordu:
"Osmanlı tarihinin sivri noktalarını çok dikkat etmek gerekir. Sultan Aziz'i günün birinde bir kaç osmanlı paşası tahttan indirir. Yerine sultan Murat'ı geçirir. Murat, taht da 90 gün kalır, Onu da bir başka paşa indirir. Osmanlı döneminde paşaların devirdiği iktidarlar hiçkimsenin işine yaramamıştır. Ne deviren paşaya nede devrilen padişaha.


"Her seçimde ödleri kopar"

Rize'nin sevimli belediye eski başkanı Ekrem Karadeniz'den milletvekillerinin ödü koparmış. Ekrem karadeniz'e sorarlar :
" Milletvekilleri sizden niye korkarlar."
" Her seçimde Ekrem ağabey aday olacak derler. Ben aday olursam bunlardan çok oy alırım. Ama istemem. Ankara'ya giderim, Ekrem ağabey aday olmak için geldi derler. Bakarlar ki aday değilim, Yüreklerine su serpilir. bu korku ikinci seçime kadar işe yarar.


"Reyi Bursalılar verecek"
Demirel bursa seçim gezisinde ihsan sabri Çağlayangil'i ortalıkta göremeyince yanındakilere sordu :
" İhsan sabri Bey yok mu ? "
" Yok!..."
" Nerede ? "
" Davetliymiş, Kanadaya gitmiş."
" İhsan Bey'e Kanadalılar oy vermeyecek ki Bursalılar verecek..."


"Konyadan oy yok..."
Demirel, seçimde Konyalılardan oy istemiyor, " Kırat'ın alnı Konya'da yeniden güneş görecektir." diyordu. Bunun anlamı, Konya'da kazanacağız demekti. Öğrenciler arasından sesler yükseldi.
" Sana Konyadan oy yok..."
" Demirel aldırmıyor, konuşmasını sürdürüyordu :
" Benim selamlarımı..."
" Sana Konya'dan oy yok!.."
Öğrenciler İmam Hatip okulundandı. Demirel yumuşatmak istedi :
" Herkes bize oy verirse neremize koyacağız arkadaşım. Sende oy verme..."
" İmam Hatip okulları..."
" İmam Hatip okullarını ben açtım, Ötekiler kapattı. Gücün varsa, sen git kapatılanları aç."
Ortalık duruldu.


"Smokin nasıl giyilir ?"
Seçimlerden sonra balo veriliyor. Her milletvekili smokinli gelecek. Bakıyorlar ki yeniler gün batmadan smokinlerini giymişler. Başkan, smokinle dolaşanlara çıkışıyor.
" Gün batmadan smokin giyilmez . "
" Neden giyilmez ? "
" Adet öyledir de ondan. "
Yeni milletvekili orta da dolaşan smokinlileri gösteriyor :
" Gün batmadan giyilmez de bunlar neden giymişler ? "
" Onlar giyer, onlar garson. "


"Bizi bizden soruyorlar"
1977 Seçimlerin de Bayar'la Demirel buluşacaklardı. Caddebostan'daki evin telefonu çaldı. Telefonu açan " Siyasi şubeden arıyorlar " dedi. Bayar, Orhan Cemal Fersoy'a
" Sen bak, ne istiyorlar "
Fersoy, " Burası Bayar'ın evi ne istiyorsunuz ? " diye payladı.
" Kapıda ki bizim memurla görüşebilir miyiz ? "
" Görüşemezsiniz."
" Öyleyse size sorsam, Bayar'la Demirel buluştular mı ? "
Fersoy kızgınca salona girdi. Oturanlara bizimle ilgili istihbaratı bile bizden öğrenmek istiyorlar, bu kadarı da fazla dedi.


"Sandalye yeter, birazda masa"
Seçim sonuçları belli oldukça genel merkeze telgraf çakıyorlar:
"Beş sandalye aldık"
"On sandalye daha aldık."
Seçim sonuçları belli oldukça sandalye sayısı da artıyor.
"Elli aldık, altmış aldık,yüz aldık."
Parti sekreteri sandalyenin milletvekili anlamına geldiğini bilmiyor, yanıt veriyor:
"Partiye bu kadar sandalye yeter, biraz da masa alın..."


"Seçim balo gibidir "
Gene bunalımlı bir dönemdi, seçime gidilmesi öneriliyordu. Demirel'e sordular :
" Niçin seçme gitmiyorsunuz ? "
" Hazır değiliz. "
" Nasıl hazır olacaksınız ? "
" Bakın anlatayım. Seçim de balo gibidir. Hazır olmadan gidilmez. Sen benim arkadaşımsın, bana rastlıyorsun, "Gel seni baloya götüreyim diyorsun. Ben ne yapacağım ? " Arkadaş izin ver hazırlanayım diyeceğim. İşte öyle "


"Dünyada en zor ve en kolay şey nedir ?"
Politikacıya sormuşlar :
" Dünya en zor en kolay şey nedir.
" En kolayı aday olmak, en gücü de seçilebilmek. "


"Hep tersine giderdi"
" Adayın biri Zara yakınlarında Kızılırmak'tan geçerken suya düşmüş. Koşup Parti başkanına haber vermişler.
" Bizim aday mı ? "
" Bilmiyoruz, adaylardan biri. "
" Akıntıya doğru mu gidiyordu, tersine mi ? "
" Akıntıya doğru. "
" Bizim aday olamaz. Bizimki hep tersine giderdi. "


"Bunlardan kaçmıştım"
Rusya'dan kaçıp Türkiye'ye sığınan Yusuf Akçura üniversitede ders verirken dışarıdan büyük gürültüler geliyor. Ne var diye pencereye koşuyorlar. 1946'nın coşkulu mitinglerinden biri yapılıyor. Gençler ellerinde bayraklar, bağrışıp çağrışıyorlar. Hoca bunları görünce hemen oracıkta bayılıyor. Kolanyalar,eterler ayıltıyorlar.
" Ne oldu hocam ? "
" Ben Rusya'da bunlardan kaçmıştım, burda da gelip beni buldular. "


"Karagöz'ün şadırvanına benziyor"
Meclis'te uçak alımında yapılan bir yolsuzluktan söz ediliyordu. Şair Yahya Kemal'e sorarlar :
" Bu olaya ne dersin üstat ? "
" Ne diyeyim, Karagöz'ün şadırvanına benziyor. "
" Anlayamadım."
" Hükümet musluğu açarsa akar, açmazsa sular durur. "


"Bir daha karşımda görmeyeyim"
Her seçimde karşısına dikilen adaya parti başkanı çıkışır :
" Seni bir daha karşımda görmek istemiyorum. "
Aday sorar : " Sayın başkanım istifa mı ediyorsunuz ? "


"Sen anayasayı çiğnemişsin"
Halis öztürk, 1950'de Doğu'dan DP listesinde milletvekili olmuştu. Adı kimliğinde Halis Öztürk diye yazılıydı, ama herkes onu Halis Ağa diye çağırırdı. Halis Ağa dediniz mi Doğu da kuzeyden güneye değin, herkes tanırdı. Gençliğinde eşkiyalık ettiği, yol kestiği söylenirdi. Günahı söyleyenlerin boynuna. Halis Ağa 1950'den 1960'a değin on yıl hiç sektirmeden milletvekili olmuştu.

Derken 1960 Askeri harekatı onu milletvekili olarak bulmuş, yassıada'ya tıkmıştı. Halis Ağayı anayasayı tağyir, tebdil diye bilinen ünlü maddeden mahkemeye vermişlerdi. Yargıç soruyordu :
" Halis Öztürk' müsünüz ? "
" Evet efendim. "
" Söyle bakalım sen Anayasayı tebdil ve tağyir etmişsin ? "
" Neyi ne etmiştim ? "
" Anayasayı çiğnemişsin. "
" Vallahi çiğnemedim. "
" Çiğnemişsin. "
" Vallahi hakim bey , de ki İncil'i çiğnemişim, Tevrat'ı çiğnemişim ,Kuran'ı çiğnemişim, olabilir. Ama bu anayasa nedir, görmemişim, bilmemişim, tanımamışım. "


"Bizim lokantayı kapattırdılar"
Gazeteciler 1977 seçimlerin'de Erbakan hoca'ya sordular :
" Kaç il dolaştınız ? "
" Elliye yakın. "
" Adaylığınızı nereden koyacaksınız ? "
" Konya"dan. "
" Kaç milletvekili çıkaracaksınız ? "
" İktidara geleceğiz. "
" Nasıl geleceksiniz ? "
" Bakın bizden nasıl korkuyorlar, anlatayım. Isparta da bir olay oldu. Bizim il başkanı ısparta'nın en iyi ahçısıdır. Bizim başkanımız diye lokantasını belediye başkanı kapattı. Mahkemeye başvurdu, mahkeme de açtı. Belediye başkanı yeniden mühürletti. Yeniden açtırdık. Bunlar korku değil de nedir ? "


"Orayı da sular basmış"
Seçimi kazanıp parlamentoya giren arkadaşlarına soruyorlar.
" Sık sık avrupa'ya gidiyorsun, Roma'yı gördün mü ? "
" Gördüm. "
" Nasıl bir yer ? "
" Her yeri yıkık ,yanık..."
" Peki venedik nasıl bir yer ?"
" Orayı da sular basmış."


"Devlet çalgı, siz çengi"

Kayseri'nin eskimez adaylarından ünlü biri, ölürken oğullarını yanına çağırır, Şöyle der :
" Bakın evlatlarım artık ben gidiyorum. Size son sözüm şudur : Devlet çalgı, siz çengi... Hiç sürçmeyin , ayak uydurmaya bakın!.."


"Siz iktidarda biz muhalefette"

1946'da çok partili rejime gireceğimiz günlerde İsmet Paşa, Rauf Orbay'ı köşke çağırır. Hoşbeşten sonra " Kazım Karabekir Paşa'yı görüyor musunuz ? " diye sorarlar :
" Ankara'da değil mi ? Siz görmüyor musunuz ? "
" Evet, görüyorum. "
" Öyleyse ? "
İsmet Paşa niyetini açıklar :
" Yani demek istiyorum ki, önce yaptığımız gibi Kazım Karabekir Paşa'yı alıp muhalif partiyi yeniden kursanız. Hep birlikte olsak. "
" Ya : " diye duraklar Orbay, " Siz gene iktidar partinin başında, biz muhalefette ... Aşkolsun doğrusu. Ben bu işte bir kez oldum, bir daha yoktum. "


"Memleket'i nasıl görüyorsun ?"
Trabzon'un muzipliği ile tanınmış siyasetçilerinden Osman Zeki Erdem'e sorarlar :
" Durumu nasıl görüyorsun ? "
O sırada kürsüde gözleri az gören bir aday konuşuyormuş. Osman Zeki, adayı gösterererek :
" Bizim arkadaş gibi görüyorum. "
" Yani karanlık."
" Ben demedim sen dedin."


"Demek bilardo oynuyor"
İsmet Paşa on yıl ayrıldıktan sonra Gürsel Paşa için köşke gider. Salonda bilardo masasını göremeyince yanındaki Selim Sarper'e sorar:
"Bilardo ne oldu?"
"Yukarı salona alındı, Paşa bilardo oynuyor."
"Ya öyle mi çok iyi, çok iyi! Demek bilardo oynuyor."


"Bende okuyamadım"
Seçmenlerden biri adaya bir mektup uzattı.
"İhtiyaçlarımız bunda yazılı" dedi.
Aday, baktı baktı, yazıyı okuyamadı.
"Şunu daktiloda, yazsaydın ya..."
"Daktiloda yazacaktım, ama yazıyı bende okuyamadım."


"Hangi enayiden aldı"
Aday sordu:"Niye sormadan gülüyor?"
"Bahse tutuşup yüz lira kazandı."
"Hangi enayiden?"
"Benden."

"Biz politikacıyız evladım"
Kısa süre önce hakkın rahmetine kavuşan Yozgatlı politikacılardan Celal Sungur, Hacettepe Ünüversitesi' nde dekan olarak görev yaptığı dönemde, CHP'den Yozgat Senatör adayı olmak için Yerköy ilçesine geldi. Adaylığı daha önce CHP Genel Merkezi' nce iki defa veto edilen Sungur, önseçime katılmak için ilçe teşkilatlarının desteğini toplamaya çalışıyordu. Celal Sungur, Yerköy ilçesinde CHP binasında gazetecilerle sohbet ederken, bir gazeteci sordu:
"Efendim siz iki kez veto yediniz. Halen aday olmak istiyorsunuz. Şu anda bulunduğunuz görev senatörlükten daha iyi değil mi?"
Sungur, hemen yanıt verdi:
"Biz politikacıyız evladım. Bize Cumhurbaşkanlığı koltuğunu da verseniz istifa eder hemen seçimlere koşarız..."


"1954 seçimleri bir şamardır"
1954 seçimlerinde CHP, 1950'de çıkardığı milletvekili sayısınında yarısını çıkarmıştı. Bu da 35-40'ı geçmiyordu. Koridorda rastladığı bir CHP'liye şöyle demişti!
"Seçimler size bir şamar olduğu gibi bizede bir şamardır."
"Neden?"
"Millet demek istedi ki, biz CHP'yi yıktık.
Siz onları muhalefet diye hala niye sırtınızda taşıyorsunuz?"


"Koltuğun alçaltması"
Bakanlıktan istifa eden arkadaşına aday soruyor:
"Ne güzel gidiyordu, neden çekildin?"
"Koltuğu ayaklarının altına alırsan yükseltir, başının üstünde tutarsan alçaltır."
"Anladım."


"Yüzümü ne yana döneyim?"
Yeni aday eski adaya sormuş:
"Kahvede konuşurken yüzümü ne yana döneyim?"
"Vestiyere."
"O da nesi?"
"Biri paltonu yürütmesin..."


"Bir deli mi bir partili mi ?"
Menderes görkemli bir kalabalıkta Adana'dan Mersin'e gidiyor. Tarsus’ta gözleri dönmüş bir baba. Bağlarbaşı evlerinden çıkıyor. Adı Ali Bayat'tır. Beş yaşında ki oğlunu kurbanlık bir koyun gibi bacaklarının arasına yatırıyor. Elinde bir kasap bıçağı vardır. oğlunun boynunda da bir yafta :
" Londra uçak kazasında kurtulduğunuz için oğlumu kurban ediyorum. "
"Herkes şaşkınlık içindedir. Bir deli mi, yoksa bir partili mi?
Menderes fırlıyor, bir tekme ile yaftayı çocuğun boynundan çıkarıyor, çocuğu kurtarıyor.
Yassı ada da idama mahkum olduğunda hiç kimse ortaya çıkmıyor.


"Her ölenin yerine yenisi"
Tek parti döneminde meclis bir türlü yenilenmez, hep aynı kadrodan oluşurdu. O yıl birkaç milletvekili ölmüştü. Gedikli milletvekili, saygı duruşunda arkadaşının kulağına fısıldadı.
" Artık meclisimiz yenileniyor. "
" Nasıl ? "
" Her ölenin yerine yenisi geliyor."


"Ne yana dönsem"
Celal Bayar, daha partiyi kurmadan önce muhalefete geçmişti. Bir parti kuracağı söylentileri vardı. Bir gün gazeteciler yakalar.
" Partiyi ne zaman kuracaksınız ? "
" Bütün toplar bize çevrilmiş. Sağa dönsem faşist derler, sola dönsem komünist. Ortada kalıyorum, CHP'den niye ayrıldın, diyorlar. Vakti gelince kuracağız partiyi. "


"İyi bir arkadaştır"
27 mayıs'tan sonra Cemal Gürsel hem devlet başkanı, hemde Başbakandır. Kabineyi kuruyor. Gazeteciler basın - yayın bakanını merak ediyorlar. " Bakan kimdir ? "
Gürsel düşünüyor, adını bir türlü hatırlayamıyor :
" İyi bir arkadaştır. "


"Koca olmaz, hovarda olur"
Menderes'e sol partileri soruyorlar. O da bir hikaye anlatayım diyor ; Anlatıyor. Adamın birinin bir kızı varmış ; gece olmuş : "
"Kalk baba..."
" Ne var ?"
" Tez bana bir koca bul."
" Bak kızım, şimdi gece yarısı çıkar bir koca aramaya kalkarsak, o sana koca olmaz hovarda olur. "
Solcu parti imiş, şimdi olmaz.


"Parmakla seçim kazanılmıyor"
Haritayı açmışlar, üstünde seçim tahminlleri yapıyorlar. Genç, ateşli partili parmağı ile göstererek konuşurmuş :
" Önce şurada ki seçimleri almalıyız, Sonra şuradakini, daha sonra da şurayı..."
İhtiyar partili gülmüş :
" Eğer parmakla seçim kazanılsaydı senin dedikleri olurdu."


"Allah'ın rızası eksik "
Aday, rahmetli Doğan Nadi'nin odasında, " Kimler var ? " diye soruyor.
" Ömer Rıza, Vasfi Rıza, Necmi Rıza var."
" Bütün Rıza'lar toplanmış demek, bir Allah'ın rızası eksik..."


"Vatandaşlar kime güvensin ?"
Demirel Isparta'da konuşurken gazeteciler sorular soruyordu :
" Konuşan Türkiye mi istersiniz, Susan mı? "
" Konuşan."
" Vatandaşlar kime güvensin? "
" Allah'a..."
Başka soru gelmedi gazetecilerden.


"Birbuçuk dakikalık adam mıyım ?"
MSP - CHP Koalisyonu döneminde Erbakan TV'den yakınıyordu.
" Biz de iktidar partisiyiz. Ecevit'in Almanya gezisi televizyonda 15 dakika gösteriliyor, benim Libya gezim birbuçuk dakika gösteriliyor. Ben bir buçuk dakikalık adam mıyım? "

"Yıllarca çok partili rejime geçemedik"
İsmet Paşa sohbet ediyordu. Birden ağzından şu sözler döküldü.
" Biz istiklal mahkemeleri kurduk, birçok kişiyi idam sehpasına gönderdik. Fakat sonra yıllarca, çok partili bir demokratik rejime geçemedik. “
Paşa bunları niye söyledi, etrafındakiler bir türlü anlam veremediler.


"Anayasa değişmelidir"
1946 seçimlerinde İsmet Paşa ileri gelenleri topluyor.
" Ne diyeceksiniz? "
" Bu Anayasa değişmelidir, diyeceğim."
" Paşam, Anayasa bir parti üçte iki çoğunlukla Meclis'e girerse değişir. Bakalım biz seçimleri kazanabilecek miyiz ?"
Paşa hiçbir şey demez yutkunur.


"Erkekleri dururken"
Sayın aday seçimleri yitirmiş, homurdanıp duruyor :
" Hangi partidensiniz efendim.? "
" Erkekleri dururken kadınları milletvekili yapan partiden. "


"Tanıkları henüz dinlemedim"
Yargıç sert bir sesle adaya sordu :
" Suçlu olduğunuzu kabul ediyor musunuz ? "
" Bilmiyorum sayın Yargıç, henüz tanıkları dinlemedim."


"Kadınların hakkı olsun "
Biri erkek öteki bayan iki aday seçim nutku veriyorlar. Erkek :
" Ben kadınlara da erkeklere de verilen hakkın verilmesini istiyorum. Bunun için savaşacağım. "
Kadın bunu yanıtlıyor :
" Ben de erkeklerin kadınlar kadar olmasını istiyorum. "


"Seçilmenin yaşı olmaz"

Genç aday gene yaşlı güngörmüş adaya sordu :
" Üstad, hangi yaşta evlenmeli ? "
" Oğlum evlenmenin yaşı olmaz. Kadın, ilkin erkeğin sevgilisidir. Sonra eşi olur. Daha sonra da dadısı..."


"Sözüm tutulmayacak mı ?"
Karısı adaya çıkışıyordu
" Bu evde hiç benim istediklerim olmayacak mı ? "
Aday yanıtladı :
" Olacak karıcığım, olacak da, hele şu seçimleri bir kazanayım. "





  Siyasi Biyografiler  ( Kim Kimdir ? )  /  Kategoriler
Belediye Başkan Adayları
Ak Parti Belediye Başkan Adayları CHP Belediye Başkan Adayları
MHP Belediye Başkan Adayları DSP Belediye Başkan Adayları
DP Belediye Başkan Adayları BDP Belediye Başkan Adayları
SP Belediye Başkan Adayları BBP Belediye Başkan Adayları
  Milletvekili  Başbakan
Belediye Başkanı    Bakan
 Cumhurbaşkanı  Parti Başkanı
 Siyaset Adamı  TBMM Başkanı
  Siyasi Biyografiler  ( Tüm Kategoriler )  / Alfabetik Liste

 power by webofisi.com

 
T.C. Anayasası
İstiklal Marşı
 
T.C. Hükümetleri
Hükümet Programları
Cumhurbaşkanları
Nerede Oy     Kullanacağım?
T.C. Numarası ile
    Sandık Bulmak
Seçmen Numaramı
    Nasıl Bulurum?

 
yerelsecimler, Genel Seçim, seçim anketleri seçim anketi 2011 Genel Seçim Anketleri, yerel seçim anketi seçimler, yerel seçim anket 2009 yerel seçim sonuçları, seçim 2011 genel seçimleri, seçim anket, yerel secimler, yerel secim istanbul seçim anketi, yerelseçim, istanbul seçim anketleri, seçim sonuçları son seçim anketleri Milletvekili Seçimleri, belediye seçimleri yerel seçim sonuçları, belediye seçim anketleri, seçim kanunu, yerel seçim kanunu yerel seçim adayları secim anketi, seçim haberleri yerel seçim anket sonuçları, yerel secim anketleri 2004 yerel seçimler 2004 seçim sonuçları, belediye secim anketleri seçim anket sonuçları, yerelsecim, anket seçim, secim anket, secim anketleri, secimler, yerel seçimler anket, belediye seçim anketi, 12 Haziran seçim anketleri , 12 Haziran Seçimleri, 12 Haziran Seçim Sonuçları, 12 Haziran genel seçimleri, Seçimler, Ak Parti Milletvekili Adayları, CHP BMilletvekili Adayları, MHP Milletvekili Adayları DSP Milletvekili Adayları, DP Milletvekili Adayları, Has Parti Milletvekili Adayları, SP Belediye Başkan Adayları

  Ana Sayfa        İletişim      Hakkımızda       Bu Sayfayı Yazdır      Sık Kullanılanlara Ekle      Site Haritası
Powered By Webofisi.com